Nevin Nevin
Nevin Nevin
Tohum
Tohum
34 Damla
" ben insanım ve insana dair hiçbişey bana yabanc
2014 yılında türetici oldu.
Nevin Nevin
Arkadaşlar
İyilikler
GİRİŞİMCİLİĞİN PSİKOLOJİK YÖNÜ
GİRİŞİMCİLİĞİ KOLAY BİRŞEY Mİ SANDINIZ?
Hiç kimse bir şirket kurmanın kolay olduğunu söyleyemez. Fakat şimdi bunun ne kadar zor olduğuna
ve birçok girişimcinin gizlice ödediği meblağlara dair dürüst olmanın zamanı...
Jessıca Bruder'in yazmış olduğu "GİRİŞİMCİLİĞİN PSİKOLOİK BEDELİ" adlı makaleyi sizler için çevirdik...

https://drive.google.com/file/d/1CW7DG-hb6e4OKRpJ4dMBemommUg_-X8d/view?fbclid=IwAR0tGgI0Gnl9khx_enhBtOHEUZCTzlsedi_24ym_C2geo7ro2WSy4sBPO-8
Sarıl
Yorum yap
Çiğdem Özesmi ve 5 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
Uygar Özesmi
14-03-2019 12:02
Sevgili Nevin, bizzat yaşıyorum :D
Nevin Nevin
14-03-2019 12:06
Hep birlikte yaşıyoruz, girişimcileri, sosyal işletme kurucularını destekleyecek bişeyler yapmak lazım..:)
El Ele Vermemiz Gereken Bir Konu Var…

“ELİM SENDE PROJESİ”

Herkes İçin Ruh Sağlığı Derneği (RUSAG) olarak kronik hastalığı olan çocuklara, ailelerine, sağlık çalışanlarına ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarına destek olmak için yola çıktık.
Dünya genelinde çocuk polikliniklerine başvuran çocukların %15-50si kronik hastalığa sahip! Türkiye’de ise çocuklar içinde kronik hastalığa sahip çocukların genel oranı bilinmemekle birlikte yaklaşık %5-9 oranında değişen oranlarda çeşitli kronik hastalıklar görülmekte. Ancak ailelerin bu hastalıkların ne olduğu, bu hastalıklarla nasıl başa çıkabilecekleri hakkında bilgileri yetersiz. Ayrıca bu alanda çalışan birçok sağlık çalışanı psikolojik olarak yıpranmış durumda ve psikolojik desteğe ihtiyaçları var.
Biliyor musunuz; bugün onkolojide tedavi gören pek çok çocuk hastanın annesi ya da babası 1 ya da 2 sene hastanede kalmak zorunda kalabiliyor!
Dernek olarak desteğe ihtiyacı olan aileler için psikolojik destek ağı kurmaya karar verdik. Gönüllü ruh sağlığı çalışanları ile aileleri buluşturacağız. Bunun yanı sıra başa çıkma ve farkındalık konusunda aileler, çalışanlar ve Sivil Toplum Kuruluşları için bilgilendirme seminerleri düzenleyeceğiz.
NE BEKLİYORUZ?
• Gönüllü uzman ağımızda yer almanı ve ihtiyaç duyan ailelere programın dahilinde ücretsiz psikolojik destek vermek için katılmanı,
• Kronik hastalıklarla başa çıkma konusunda aile, sivil toplum ve çalışanlar için eğitim verebilecek durumdaysan programın dahilinde eğitimci olarak yer almanı,
• Eğer öğrenciysen, her Salı ve Cuma Mutlu olalım projesi tarafından Ege Üniversitesi Onkoloji Servisi’nde yürütülen çalışmalara katılmanı,
BİZİM SORUMLULUKLARIMIZ
• RUSAG projeye katılacak olan gönüllülerin eğitim ihtiyaçlarını gidermekten ve gerekli süpervizyon desteğini sağlamaktan sorumludur.
• RUSAG proje uygulamasında gönüllülerin saha deneyimleri ile onların fikirleri ve görüşleri doğrultusunda değişiklikleri organize etmekten sorumludur.
• RUSAG gönüllü koordinasyon çalışmalarında hiyerarşik ve mesafeli denetim sisteminden uzak bir yol izleyecektir.
NE YAPMALISIN?
• Gönüllü olarak yer almak istersen öncelikle formu doldur ve bize gönder…
https://goo.gl/forms/HtzwOSKUqR2yh5Ph1
• Proje ile ilgili detaylı bilgiye ihtiyacın varsa (505) 5356597 numaralı telefondan bizi ara ya da “ELİM SEN DE” konu adıyla herkesicinruhsagligi@gmail.com adresine mail at.
• Katıldığında her birlikte tanışmak ve yol haritamızı çizmek için seninle buluşacağız..
• Başvuru için son tarih 10.01.2018 unutma!
Sarıl
Yorum yap
BB Biledeğil ve 6 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
Uygar Özesmi
28-12-2017 07:16
Çok çok yerinde bir proje, bazen destek verenlerin desteğe en çok ihtiyacı olanlar olduğunu unutuyoruz. Harikasınız Nevin :)
Nevin Nevin
28-12-2017 08:40
çok teşekkür ederiz...:) Varlığınız ve desteğiniz için..:)
Toplumdaki her bireyin, ruh sağlığı hizmetlerinden fırsat eşitliği çerçevesinde yararlanabilmesini sağlamak hedefiyle kurulduk.
HERKES İÇİN RUH SAĞLIĞI DERNEĞİ-RUSAG:)
https://www.facebook.com/herkesicinruhsagligi/
www.herkesicinruhsagligi.org
Sarıl
Yorum yap
BB Biledeğil ve 6 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
"DEPRESYONA İNAT, SOKAĞA ÇIKART; UMUT İÇİN 1 SAAT"

Canın mı sıkkın;
Dünya arada dönmüyor gibi geliyor mu sana da..
İnsanların birbiriyle bir şeyler paylaşmadığından şikayetçi misin?
Artık kimsenin birbiriyle empati kurmadığını mı düşünüyorsun?
O zaman haydi; katıl bize!
Dünya paylaştıkça güzel ve yeteneklerin paylaştıkça çoğalacak..
Haftada bir saatini depresyona girmiş ve ruhsal desteğe ihtiyaç duyan yaş almış kişiler için kullanabilir ve koruyucu ruh sağlığı için gönüllü hizmette bulunabilirsin..
Unutma;
Sen varsan daha güçlüyüz.
Gönüllü başvurusu için; https://docs.google.com/…/1FAIpQLSeGcTiwyPrWs96lt…/viewform…
Projeye Kurumsal Destek İçin;
Ayrıntılı Bilgi ve İletişim;
RAYA TOPLUM TEMELLİ PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZİ
(RAYA COMMUNITY BASED PSYCHOSOCİAL SUPPORT CENTER)
Anadolu Cad. Adalet Mah. No:41 Kat:9/26 MEGAPOL TOWER, 35100 Bayraklı, İzmir
0232 999 49 22/ 0542 547 54 54
www.rayadanismanlik.com
Sarıl
Yorum yap
Nadir Çam ve 5 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
sabah otobüse bindim Bostanlı İskele'den işe gitmek için..
hava missss..
ilk ben bindim otobüse ve "günaydın" dedim..
şoförden de "günaydın hoşgeldiniz sesi" geldi..Yerime tebeessümle otururken; arkamden 5 kişi bindi..Onlar da şoföre "günaydınnn" dedi...
şoförün sesi aynı "günaydın; hoşgeldiniz"...
ben bi mutlu..
Sarıl
Yorum yap
Nadir Çam ve 10 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
merhaba herkese;
2016 yılı size neyi ifade ediyor??
Bu minik anketimizi doldurursanız çok seviniriz..

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdUsU-x3i8ATP-CHjAL5Kc7Vw069Dkyv81VCGaJHsw9od2KEw/viewform?c=0&w=1
Sarıl
Yorum yap
Yavuzhan Kütük ve 3 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
SAHİP OLMAK YA DA OLMAK ...
Tüketimin ruh sağlığı ile ilişkisini ne güzel anlatmış bir kitap...
Diyor ki Erich Fromm
"Eğer insan yalnızca "sahip olduğu" şeylerden ibaretse, onları yitirdiğinde, kendini de yitirecek, kim olduğunu bilemeyecektir. Böylece yaşamı yanlış kurmanın sonucunda ortaya yenilmiş, moralsiz, yıkık ve acınacak bir insan çıkar. "Olmak" kavramında ise sahip olunan şeylerin kaybedileceğinden doğan endişe ve korku yoktur. Olduğum gibiysem ve kişiliğim "olmak" tarafından belirleniyorsa kimse benden bunu alamaz ve kişiliğimin yıkılması tehlikesi de doğmaz. Odak noktamı ve davranışlarımı yönlendiren güdüleri, kendi içimde bulurum."
Sarıl
Yorum yap
Çiğdem Şeftalioğlu ve 8 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
Uygar Özesmi
13-12-2016 12:39
Nefis mutlaka alıp okuyacağım
İyilik için "Psikolojik iLk Yardım" öğren, öğret, uygula....:!!!
Ege Üniversitesi Psikoloji Kulübünün düzenlediği etkinlikte ; 6 Aralık Salı günü saat 15.30'da Edebiyat Fakültesi Yeni Bina Prof.Dr.Nuri Bilgin Konferans Salonunda öğrencilere "Psikolojik İlk Yardım " anlatacağım...:):):)
Sarıl
Yorum yap
Duygu Degirmenciler ve 9 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi olarak 40.yılımızda “40.yılda Fark Yaratan bir STK Olmak “ başlığıyla yapacağımız Dr. Uygar ÖZESMİ ile "Gelecek Kaygısı, Sivil Toplum ve Toplumsal Dönüşüm" konferans ve sohbete sizlerle birlikte olmaktan gurur duyacağız..
Konferansımız siz değerli meslektaşlarımız, öğrencilerimiz ile Sivil Toplum kuruluşları çalışanları ve gönüllüleri, tüm çalışanlar ve ilgilenen herkese açık olarak düzenlenecektir.
BEKLERİS..:):)
Sarıl
Yorum yap
Imge Gub ve 6 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
GÖNÜLLÜLÜK NEDEN BİZİ BÜYÜTÜR?

Bana dünyada yapmaktan çok hoşlandığın iki şeyi söyle deseniz; herhalde vereceğim cevap çocuklarla oyun oynamak ve gönüllü faaliyetler olur.. Bir psikolog olarak meslek hayatımın yeterince öğretici olduğunu ama yeterince eğlenceli olmadığını düşünenlerdenim.. Hemen her gün travmalarla çalışmak, hemen her gün insanların hayatlarında yeni zorluklara tanık olmak evet sizin de düşündüğünüz gibi çok da kolay olmayan bir iş.. Meslek hayatım boyunca en sık sorulan soru “siz kendinizi nasıl terapi ediyorsunuz” ya da “zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz” sorularıdır..
“Kendimi nasıl dinlendiriyorum” sorusunu yıllarca çok kez ben de kendime sordum; bu soruya pekçok şekilde cevap vermek mümkün; ben insan olduğumu, bu dünyaya değer kattığımı, ürettiğimi, terapi odasının dışında var olduğumu yaptığım gönüllü işlerden anlıyorum..
Gönüllülük pek çok insana göre henüz yeterince anlaşılmış ya da yeterince önemsenmiş bir kavram değil. Ülkemizde gönüllü olmaya çoğu zaman bedava hizmet olarak bakılabiliyor..Ya da gönüllü hizmetler küçümsenebiliyor.. Bir üniversite gencinin üniversite biterken ne yaptın bugüne kadar sorusuna, gönüllü oldum demesi herhalde anne babaların pek hayali değildir…Gönülülülük bedava yapılan bir hizmet değil, karşılıksız bir gelişimdir. Gelişim diyorum çünkü içine girdiğinizde profosyonel yaşamda alınamayacak pek çok hazzı yaşadığınızı göreceksiniz.
Yıllardır pek çok gönüllülük faaliyetinde gönüllü olarak yer almış olan ben; şimdi meslek hayatımın 14. Yılını tamamlarken kendime iyi gelecek olan şeyi ne de güzel bulmuşum diyebiliyorum..Bazen koskoca evren içinde bir nokta olduğumu hayal ettiğimde snoopy nin deniz kenarındaki arakası dönük tek başına hali düşüncelerine kapılan ben; şimdi snooppy in elinden tutup ona hadi diyebiliyorum..Lise öğrencisiyken Orhan Pamuk’un kitabını okuduğumda bir kitabında şöyle bir cümle geçiyordu” girdiğim kürelerin genişliğince yalnızlığım da büyüyor”..Öylesine korktuğumu hatırlıyorum ki, büyümenin öyle çok da keyifli bir şey olmadığına dair içimde beliren endişe hali büyümeye duyulan merakla hep paralel gitti bir dönem..Bu endişe belki de şuan İçimdeki gönüllülük duygusunu; kendim ve toplum için bir şeyler yapma, öğrenirken büyüme, büyürken üretme , üretirken tüketmeme davranışlarımı açıklıyor..
Size bir süredir yürüttüğümüz hatta sonuna yaklaştığımız bir gönüllülük projesinden ve çocuklarla yapılan bir gönüllü faaaliyetin sizi ve çocukları nereye götürebileceğinden bahsetmek istiyorum:
Asya(kızım) 4.sınıf öğrencisi, onunla oyun oynamak onunla büyümek çok keyifili, bana çocuğuna vasiyetin ne diye sorsalar;” bol bol sosyal sorumluluk projelerinde görev al, kendine ve evrene bişiyler kat” diye bir not bırakırdım ona… Büyüdüğünü fark ettikçe bir sorunu çözme konusunda becerilerini geliştirmesine nasıl katkı sunacağım , onun ve çocukların sadece tüketmek yerine türetmelerine nasıl katkı sunacağım bi hayli kafamı yoran bir soru oldu..Bir sabah uyandığımda kendimizi sevgili İpek ablamızla birlikte öğretmenimize gidip biz çocuklarla bir sosyal sorumluluk projesi yapmak istiyoruz derken bulduk..Gelişime son derece açık olan sevgili Mikail öğretmenimiz de hiç düşünmeden tamam dedi..İzinleri almıştık; tamam çocuklar da istiyordu, peki ne yapıcaktık?..Üstelik çocuklar biz büyüklerin onların yerine düşünmesinden, onların yerine fikir üretmesinden de bıkmış olmalılardı… Çocukların yerine en doğruyu düşünen anne-baba profili hep yalan gelmiştir bana, çocuk düşünmedikten ve birşey katmadıktan sonra , çocuklara sürekli doğru ve güzel olanı hatırlatmanın onların üstünde baskı yarattığından , onları çok yorduğundan da emindim..Bu sorunun cevabı şuydu: Evet biz projenin kolaylaştırıcıları olmalıydık ama asla biz yapmamalıydık, proje fikri de bize ait olmamalıydı..Herşey çocukların kendi istekli katılımları ile yürümeliydi..Bu ve buna benzer sebeplerle çocuklara gittik ve bir sorun ağacı çizdik tahtaya; onlara sorduk "dünyada bir sorunu çözmek isterseniz neyi çözmek isterdiniz" diye.. Çocuklar bir çok cevap verdiler ve o cevapların içinden en çok oy alan sorun "çevre kirliliği" oldu… Neden ve nasıl sorularıyla oluşan sorun ağacımızla çözümü konuştuk ve çözüm konusunda adımlar belirledik...Bir sürü faaliyet aklımıza geldi, içinde farkındalık olan.. Kasım ayından bugüne bizzat çocuklar tarafından bizlerin küçük yönlendirmeleri ile çevre kirliliği konusuna dikkat çekmek için bir sürü adım atıldı: Sloganlar yazıldı, çevre şarkısı bestelendi ve söylendi, arıtma tesisleri gezildi, küçük bütçeler bulundu, konuklar organize edildi, aileler ile toplantı yapıldı, çevrede görülen kirlilik fotoğrafları çekildi... Ailelerden hep şöyle dönüşler olmaya başladık; “birini gördü yere çöp atraken ve uyardı”, “yerde gördüğü çöpü hemen çöp kutusuna attı”, “yağları musluktan dökmeme izin vermiyor” vb …Proje içinde bir faaliyet olmasa bile okulda temizlik kampanyaları yürüttüler...Güzel olan şeylerden biri de çocuklar 10 yaşında sevgili Uygar Ozesmi ile tanışmaları oldu, onca yoğunluğuna rağmen bizi kırmayıp çocuklarla buluşmak için, tüketmek ile türetmek arasındaki farkı anlatmak için bizimle oldu.. Kendisinden aldığımız çok büyük güçle yol almaya devam ettik.. Durmadık, oturduğumuz yere en yakın sahili temizledik, yere çöp atanları uyardık, yerel otoriteleri ziyaret ettik, eğlendik ve öğrendik..Zaman zaman bizi gururlandıran ve şaşırtan sorulara da denk geldik..Örneğin bir çalışmamızda; çocuklardan biri; bir oyun oynadığını ve bu oyunda ağaç kesimi yapıldığını, bunun büyünce ağaç kesmeye etkisi olup olmayacağını, oyunu oynamayı bırakıp bırakmaması gerektiğini sordu; bu soru ben ve ekibimi evet doğru yoldayız ve sürdürülebilirlik denilen şey gerçek olabilir diye gerçek anlamda umutlandırdı.. Şİmdilerde çocuklar projenin son etkinliği olarak çevre konulu bir resim yarışması düzenliyorlar; güzel olan; resim yarışmasının ödüllerini bile belirlerken çevreye zararı olmayan ürünleri seçme konusundaki hassasiyetleri..
Bunların hepsini çocuklara biz anlatmadık, çocuklar geliştiler, çocuklar bizi de geliştirdiler..Umut verdiler, güven verdiler geleceğe ve 10 yaşında kocaman yürekleriyle katkı sundular hayata..

Demem o ki, hem psikolog anne hem de gönüllü anne olan ben hayatımda yeni unutulmaz bir deneyim yaşadım..Kızım ve arkadaşlarının bundan sonra yolları ayrılsa bile birlikte güzel işlerde buluşacaklarından eminim..
Söylemeden geçemicem; gönüllü olarak yaptığınız işlerin hazzı kesinlikle sizi iyileştiriyor..Bugün depresyon ya da kronik ruh sağlığı hastalıklarından kurtulmanın en önemli yolu, ruh sağlığı sorunu olan kişilerin hayatın içine dahil olmasına ve üretmesine aracılık etmek..Hayata ne kadar katılırsanız o kadar sağlıklı olacağınız kesin..Devlet ve politikalar da gönüllü hizmetleri daha fazla önemsemeli ve gönüllü hizmetleri yürütenleri kesinlikle daha fazla desteklemeli..

Gönüllü olarak yürüttüğüm tüm işlerde inandığım bir şey var; o da yaşadığım evreni seyretmek yerine ona bir katkı sunabiliyorsam, kötü giden şeylere söylenmek yerine onları değiştirmek için harekete geçmeyi seçiyorsam, bu kendim, ailem ve evren için benim sürdürülebilirliğim olacak…

Sevgiyle…
pSİKOLOG nEVİN kÜÇÜK
Sarıl
Yorum yap
Tülin Başaran ve 6 kişi daha bu iyiliğe sarıldı.
Tülin Başaran
24-09-2016 11:57
Çok güzel konulara değinmişsiniz. Emeğinize ve kaleminize sağlık.
Nevin Nevin
24-09-2016 23:19
teşekkür ederim:):):)
daha fazla
Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için desteğini bekliyoruz.