yükleniyor
Üretici Hakkında

Neden Kaptan‘ın Ceviz Çiftliği?

İsmin bizim için anlamı büyük. Denizci babamızın 20 yılı aşkın süredir çoçukları gibi baktığı ceviz ağaçları var. Biz küçüktük, büyüdük, iş hayatına atıldık ve bir an geldi yatırım yapmak istedik. Aklımıza ilk gelen daha fazla ceviz agacı dikmek oldu. Ailemiz büyüdü, ağaçlarımız büyüdü ve bu sene aralarına yenileri katılıyor ve bizde bir çatı altında toplanacağımız günü iple çekiyoruz.


Cevizhane.org‘ta Kim Yazıyor?

Hale ve Selin.

Hale, Ziraat Mühendisi ve tüm zamanını lezzetli ve kaliteli ürünler yetiştirmek için harcıyor. Şu anda Türkiye‘nin dört bir yanında deneme alanları kurmakla meşgul. Kuzey – Güney, Doğu – Batı pek çok şehir gezip, en lezzetli sebzeleri, meyveleri yerinde tatma fırsatı bulduğu için çok şanslı. Yazın 35 farklı çeşit karpuzu 1 saat içinde tatmak dışında tabiki : ) Tüm meyve ve sebzelerin şeker orani, dokusu, kabuğu, damarları, yaprakları, biçimi sofraya gelmeden denetimden geçiyor. Evimizde en lezzetli yemekler pişiriliyor çünkü kullandığımız tüm malzemeler bahçemizden geliyor.
Selin ve Uğur  inşaat sektöründe çalışıyor. Doğadan uzak, yapay parkların ve ilginç mimari tasarımlarıyla dikkat çeken kulelerin ülkesi Katar‘da yaşıyor.

Hikayeniz Nedir?

Günümüzde herkesin hızlı bir hayatı ve bir an duraksayıp kurduğu hayalleri var. Birçoğumuz yaşadığımız yoğun tempodan, stresli ve uzun çalışma saatlerinden, hayat pahalılığından, hava kirliliğinden ve tüketim çılgınlığından şikâyet ederiz. Hayaller ise bir çok zaman sakin bir kasabaya taşınmak, tüm gün sahilde balık tutmak, ufak bir kafe açmak ya da dünyayı gezmek üzerinedir.

Bizimde bir hayalimiz vardı ve şimdi gerçek oldu.

Ben Selin. Profesyonel iş hayatına Ortadoğu’da finans uzmanı olarak başladım ve kader bu ya eşim, hayat arkadaşımla, Umman’da bir inşaat projesinde tanıştım. Eşim ve ben tamamen kariyerimize odaklanmış ve Ortadoğu’da farklı ülkelerde görev almıştık. Hayatımızda her şey planladığımız gibi gidiyor ve çok şanslı olduğumuzu düşünüyorduk. Bir gün bir hayal kurduk ve hayatımız değişti. Biz henüz dünyaya gelmemiş çocuklarımızın bir apartmanda değil özgürce oynayabilecekleri bir bahçede büyümesini, ambalaj içerisinde olan besinlerin yerine dalından kopardığımız sebze ve meyveyi yemesini, hafta sonu aktivitesi olarak televizyon ve alışveriş merkezleri yerine doğa ve toprakla bir bütün olmasını hayal ettik. Böylece eşim ve ben Ortadoğu’daki görevlerimizden ayrılmaya karar verdik ve bunu yaptık. Annemiz, Babamız ve diğer aile üyelerimizin yanına dönmeye karar vermiştik. Ne iş yapacağımıza sonrasında karar verecektik.

Araştırdık, okuduk ve anladık ki sahip olduğumuz tabii kaynaklar hızla kayboluyor, bitki ve hayvan türlerinin nesli azalıyor, nüfus hızla artıyor, binalar yükseliyor, yerleşim alanları daralıyor aynı oranda beslenme, temiz hava ve su temini zorlaşıyor. Araştırmalarımız esnasında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatının 2010 yılında yayınladığı bir rapor karşımıza geliyor. Rapora göre tabii kaynakların hızla azalması ile önümüzdeki 50 yılda yoksullukla mücadele etmek zorunda kalabileceğimizi ve dünyadaki toplam orman varlığında hızlı bir gerileme yaşandığını belirtiyor. 50 yıl için öngörüler bunlarsa, torunlarımızın yaşam koşulları hakkında endişe duymaya başladık.

Biz de sorunu ufak çaplı olarak kendi ellerimize almaya karar verdik. Ziraat mühendisi kardeşimizin akademik bilgisi ve babamızın uygulama tecrübesi ile işimizin tarım olmasına karar verdik. Cevizi seçtik çünkü ülkemiz cevizin anavatanı ve biz ceviz yetiştiren bir babanın çocuklarıyız. Bizim geleceğe katkımızın en verimli şekilde bu olacağına karar verdik. Böylece hikâyemiz başladı ve hikâyemizin adını babamızdan esinlenerek Kaptan’ın Ceviz Çiftliği koyduk.

Üretmek, şimdiden geleceğe bir şeyler bırakmak, inanın insana çok iyi geliyor. Çeşit çeşit meyve ağaçlarımız, dededen kalma yerli tohumlar ile yetiştirdiğimiz sebzelerimiz, serbest dolaşan tavuklarımız, hepsi ailemizin bir parçası oldu. Sabah folluktan alınan yumurta ile kahvaltı yapmak, dalından taze ceviz ve salata için malzemeleri tek tek bahçeden toplamak, Ihlamur çayını poşette değil dalından toplayıp kurutarak içmek, yeşillikleri demek demet değil kucak kucak bahçeden toplayıp getirmek gibisi yok. Tabi zorlu çalışma programı ve koşullarını da göz önünde bulundurmak lazım ama bu yorgunluklar inanın insana günümüz telaşlı ve stresli yaşam koşullarından sonra tedavi gibi geliyor.

Eğer bir sorunuz var ise ya da sadece bir merhaba demek isterseniz bize selin@cevizhane.org adresinden ulaşabilirsiniz.


Doğa Dostu
İnsan Dostu
Hizmet Kalitesi
Ürün Kalitesi
Hesaplılık
Güvenilirlik
Genel Değerlendirme